08.) Nisa 4/34: Ayet üzerine mülahazalar (Son)?…

20 Şubat 2021 Editor 1

Âyette geçen وَاضْرِبُوهُنَّ (vadribuhunne) ifadesine “onları dövün” şeklinde mânâ verilmesinin imkânsız olduğunu buraya kadar yaptığımız açıklamalarda birçok kereler ifade ettik. Bu kelimeye “dövün” mânâsı verilmesinin […]

NİRENGİ(2)-001 Kur’an’ı Kur’an ile Anlama Metodu-Gramer

13 Şubat 2021 Editor 1

– Allah’ın kitabında eksiklik düşünülemez.
– Kur’an ilkeli bir kitaptır. Çıkarımlar da aynı şekilde ilkeli olmalıdır.
– Onun sözü, değeri asla aynı olamayan başka sözler ile açıklanamaz. İsrailiyat, Arap şiiri, siyer ve ulema yorumu asli bir kaynak olarak kabul edilemez.
– Allah kendisini Resul ile açıklamaz. O resullerini tanıtır.
– Kur’an kendini açıklar. Onun gramer yapısı bunun yegane aracı ve değişmez kuralıdır.
– Kur’an başı sonu olmayan küresel bir kitaptır. İsm-i Mevsuller’in izi sürülerek bu bağlantılar ortaya çıkarılabilir.
– Kur’an’da yabancı kelime yoktur.
– Kur’an’daki isimler Camid İsimler olmayıp, her biri kök izi sürülebilen sıfat-ı müşebbehelerdir.

06.) Nisa 4/34: Güzellikle…

31 Ocak 2021 Editor 0

Bir kadının nüşûzuna dört şahit getirmek inanan insanların yapacağı bir davranıştır. Yoksa kız kardeşini veya kızını sadece kendi yaptığı tespit üzerinden kurşunlamanın, gırtlağını kesmenin, sokak ortasında ibret olsun diye dayak atmanın, herkese rezil edip kadını utanca mahkûm etmenin ne namusla ne iffetle ne insanlıkla ne de İslâm’la alâkası vardır. Kendi karısını başkasıyla zinâ yaparken yakalasa bile tek başına kocanın şahitliği üzerine hiçbir cezaî müeyyide uygulamayan Kur’an’ın, her erkeğin kendi kafasına göre târif edeceği bir nüşûz tanımı üzerinden, çağırdığında “buyur efendim” diyerek gelmeyen kadına dayak atmayı emrettiğini söylemenin de ne nüşûzla ne imânla ne insafla ne vicdanla ne de insanlıkla bir bağı vardır. Bu da yetmezmiş gibi üstüne sanki bu âyet onların dediğinden bahsediyormuş gibi, “Kadını dövmek tarihte yaşanan bir ilkellikti, çağımız kadını gelişti, akıllandı ona dayak atmak artık tarihte kaldı, dolayısıyla bu âyetin hükmü tarihseldir yani geçersizdir.” demek artık sözün bittiği yerdir.