NiRENGi-68 / Yaradılış Konusuna Giriş-5 Beşer ve İnsan ayrımı

Bu videoda, yaradılış konusu bağlamında incelenen Hicr suresinin ilk ayetlerinen itibaren başlanmış ve ele alınan “Huruf-u Mukatta” konusu ile devam ettirilmiştir.

Yaradılış konusu Kur’an’ın hemen hemen tamamı ile ilişkili bir konudur. Konuya başlarken beşer ve insan ayrımını yapmadan ilerlemek olanaklı değildir…

Önemli Not;

Tüm yazı ve videolarımızda bu çalışmalara başladığımız ilk dönemlerden itibaren ifade ettiğimiz şu gerçeğin bilinmesini önemle rica ederiz. “Ulaşılan bulguların delilleri mümkün olduğu kadar belirtilmesine rağmen, yazı ve videolarımızda ifade edilenlerin tamamı, sadece Kur’an’dan anladıklarımız olup, asla bizzat Kur’an’ın kendisi değildir. Tek amacı; Allah’tan başka hiçkimsenin maddi-manevi tasallutu altına girmeden ve hiç kimseyi de maddi-manevi bir tasallut altına sokmadan Kur’an’ı anlama çabası olan bu çalışmalar, gelişmeye ve geliştirilmeye muhtaç olup, Kur’an üzerinden ulaşılan bulguların tamamı kaynak belirtilmeden herkesin istifadesine açıktır.“

7 yorum

  1. Sevgili müellif; Sadece rasüllerin beşer ve beşer soyu olduğunu söylemeniz doğruyu yansıtmamakla birlikte, kur’an’a zıt bir yorumdur. Keza bu durum epey ayetle zıtlaşıp çelişmektedir. Buna dair rasüller hariç diğer insanlar içinde beşer kelimesi ayetlerle gelmektedir. Özellikle bu ayet apaçık ortadadır?

    الروم (Rûm), 20.. Ayet: وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ إِذَا أَنتُم بَشَرٌ تَنتَشِرُونَ

  2. SEVGİLİ RECEP ŞAHİN

    Bu ve benzeri ayetlerde geçen kelimeler üzerinde daha geniş bir çalışma yaparsanız, aslında beşer kelimesinin insan anlamına geldiğini delillendirmek için ileri sürdüğünüz ayetin tamtersi bir anlamla yüklü olduğunu görürsünüz. Mesela bu ayette geçen “min ayatihi en halakakum min turabin” ifadesi genelde “sizi topraktan yaratması onun ayetlerindendir” şeklinde çevrilmiştir. Oysa bir başka ayette (enbiya 30… وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ ) geçen bu ibareye ise “her canlıyı sudan yarattık” manası verilmektedir. Şimdi burada soralım SU mu? Toprak mı?

    Bu soruyu sorduktan sonra delil olarak getirdiğiniz ayete geri dönersek, ayetin metninde SÜMME İZE ENTUM..şeklinde bir ibare gelmektedir. Bu ibarede geçen İZA ne işe yaramaktadır? normal olarak bu edat fiillerden önce gelen cezmetmeyen şart edatlarındandır. Eğer bu edat isimlerden önce gelirse iki anlam verir. Ya zaman anlamı verir ya da Müfacae yani sürpriz anlamı verir. buna göre ifadenin anlamı 1- sonra siz birdenbire beşersiniz …2- sonra siz beşer olduğunuz zaman…şeklinde olmalıdır.

    Şimdi önce şuna karar verelim, su’dan mı yaratıldık, topraktan mı?…aslında yediğimiz yemeklerin gıdaları topraktan gelmektedir, biz o gıdaları topraktan alırız sonra onlar meniye dönüşür ve en nihayetinde cinsel birleşme sonucunda insan doğar şeklinde “portakalda vitamin” muhabbeti üzerinden bu çelişkiyi açıklamaya çalışmak sadece bir çelişkiyi törpülemek anlamına gelecektir. ifadeler gayet açıktır. MİN TURABİN ve MİN MAİN.

    Burada geleneksel bir şekilde meseleyi dönüp dolaştırıp “portakalda vitamindik” muhabbetine taşımanın var olan çelişkiyi ortadan kaldırmadığı tam tersi eğer birileri yorum yapmaz ise meselenin asla anlaşılamayacağı hayat ortadadır. Burada beşer insan farkını ortaya serecek değilim..Ama lütfen tüm beşer kelimelerinin geçtiği ayetlere bağlamlarıyla beraber daha titiz bir şekilde bakınız. Aslında sadece HİCR 26-29 ayetleri bile iki kelimenin aynı olmadığını göstermeye yeter.

    Bunun yanında Kur’an’ın bir çok yerinde resuller muhataplarına “”ENE BEŞERUN MİSLUKUM” şeklinde hitap etmişlerdir. Özellikle “mislukum” ifadesi hemen herkes tarafından “sizin gibi” şeklinde çevrilmiştir. Evet MİSL kelimesinin tembih edatı olarak kullanılması mümkündür ama bu teşbih yani benzemenin ne şekilde olduğun ortaya konması gerekmektedir. Çünkü bir resulün kalkıp “ben de sizin gibi insanım” demesi bir haber değildir. Aptala bile malum olan bir şeyin tekrarıdır. Kaldı ki inanmayanlar zaten resuller olağan üstü olmadıkları için inanmamış ve hatta hep onlardan olağanüstü şeyler istemişlerdir. Zaten kafirler onların sıradan olduklarını bahane ederek inkara saplanmışlardır. Şimdi bu durumda bir resulün kalkıp “ben de sizin gibi insanım” demesinin haber değeri olabilir mi

    Buna rağmen biz çalışmalarımızda yüzde yüz isabet kaydettiğimizi asla söylemiyoruz. Fakat karşı delil olarak getirilen ayetlerin daha derinlemesine incelenmesi gerektiğini söylüyoruz.

  3. Ramazan Bey Kardeşim öncelikle çalışmalarınızda Allah muaffak etsin duasında bulunmak isterim…
    Beşer insan kavramları ile ilgili Maide suresi 18.ayette geçen beşer kelimesini nereye oturtacağız? Burada Hırıstıyanlar ve Yahudiler bir beşerdir mi deniyor, yoksa Allahın yarattıklarından bir kısmısınız mı denmek isteniyor?

    • CEM BEY,

      İyi dilekleriniz ve duanız için çok teşekkür ederiz.
      Ne yazık ki her şeye zamanında yetişemiyorum. Bu sorularınızı daha bugün gördüm. Yani sorularınızı görüp cevabı geciktirmedim. Ama yine de gecikme için özür diliyorum.

      Cem Bey

      Bahse konu ettiğiniz ayetteki beşer kelimesinin anlaşılması aynı ayette geçen YAHUD ve NASARA kelimelerinin anlaşılmasına bağlıdır. Çünkü ayette bu ikisi “biz Allah’ın oğullarıyız” demekte devamında ise “hayır siz beşersiniz” demektedir. Şimdi eğer bu ayette geçen YAHUD kavramının içine “perisiler, esseniler, samiriler, sadukiler, karaimler, eşkanazlar vs” den oluşan kitleyi koyarsak ne geçmişte ne de şimdi hiçbir Yahudi “ben Allah’ın oğluyum” demedi ve demiyor. O halde Kur’an olmayan bir meseleyi (haşa) uyduruyor mu? Yani Yahudilere iftira mı atıyor. Yahudilerin tamamı seçilmiş ırk olduklarına inanırlar ama Tanrının oğulları olduklarını söylemezler ve inanmazlar. Dahası ayette EBNA (oğullar) kelimesi kullanılmaktadır. Bu durumda Yahudilerin kadınları söylemin dışında mı tutulmaktadır? Yani ayette “biz Allah’ın oğullarıyız” diyenler sadece erkekler mi? (not bu kelime hem kız hem erkeğe kullanılmaz)…

      Yine ayette geçen NASARA kelimesinin karşısına bugün hiçbiri homojen yapıda olmayan “katolik, protestan, Anglikan, ortodoks, mormonlar, Nasturiler, Süryaniler ve saymakla bitiremeyeceğimiz kitleyi mi koyacağız. Ayete dikkat ederseniz Yahudi ve Hıristiyanların BİR KISMI gibi bir istisna getirmemektedir. Oysa her iki kitle içinde de ALLAH’IN OĞULLARIYIZ söylemini dile getiren yoktur.

      Cem bey

      Kur’an’ın kullandığı YAHUD ve NASARA kavramları bugün bizim YAHUDİ ve HIRİSTİYAN dediğimiz kavramların karşılığı değildir. Her şeyden önce Yahudilik ve Hıristiyanlık diye bildiğimiz şey Musa ve İsa’nın ardından gidenlerin DEĞİL, gitmeyenlerin uydurduğu dinlerdir.

      Bu uydurulmuş dinlere mensup olmak kişiyi ne yahudi ne de nasara yapmaz. Bu dinlere sonradan mensup olanlar YAHUDİYYE (yahudilere mensup kişi) ve NASRANİYYE (nasaralara mensup kişi) olurlar…Her iki kelime de Kur’an’da sonunda mensubiyet takısı ile birlikte kullanılmaktadır.

      Bahse konu ettiğiniz ayette geçen YAHUD ve NASARA kavramları daha dar çerçevede ve belli birilerini kast etmektedir ve bu kişiler de beşer soyudur. Ayette geçen MİN MEN HALAKA kelimesi de üzerinde durulması gereken bir ibaredir. Çünkü ibarede geçen MİN harfi ceri yaratılmışların tamamını değil bir kısmını ifade etmektedir.

      selametle

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*