NiRENGi-59 / Yükseltilen Kabe’nin temelleri mi yoksa kuralları mı?

Bakara 2/127 ayetinde yükseltilen Kabenin temelleri mi yoksa kuralları mıdır? Bu videoda ayette geçen “el kavaid” kavramı üzerinden konu kısaca ele alınıp İslam’ın başka bir kıblesi olamayacağı vurgulanmıştır…

Önemli Not;

Tüm yazı ve videolarımızda bu çalışmalara başladığımız ilk dönemlerden itibaren ifade ettiğimiz şu gerçeğin bilinmesini önemle rica ederiz. “Ulaşılan bulguların delilleri mümkün olduğu kadar belirtilmesine rağmen, yazı ve videolarımızda ifade edilenlerin tamamı, sadece Kur’an’dan anladıklarımız olup, asla bizzat Kur’an’ın kendisi değildir. Tek amacı; Allah’tan başka hiçkimsenin maddi-manevi tasallutu altına girmeden ve hiç kimseyi de maddi-manevi bir tasallut altına sokmadan Kur’an’ı anlama çabası olan bu çalışmalar, gelişmeye ve geliştirilmeye muhtaç olup, Kur’an üzerinden ulaşılan bulguların tamamı kaynak belirtilmeden herkesin istifadesine açıktır.“

Beğendiyseniz başkalarına da ulaştırın!
error

2 yorum

  1. Selamun Aleyküm,

    Çalışmalarınızı bir süredir takip ediyor, istifade etmeye çalışıyorum. Videoyu gördüm ve yazmak istedim. Diğer çalışmalarınız hakkında da sorular sorma niyetim var ama şu an için sadece bu videoyoyla alakalı sormak istiyorum.

    Soruma geçmeden belirtmeliyim ki, Arapça bilgim yok denecek kadar az ve Türkçemin de mükemmel olduğunu söyleyemem. Kur’an’ın yeni öğrencilerindenim, Kur’an’ı yeni yeni tanımaya başlıyorum / çalışıyorum. Bu yok ilmimle soru sormak cüretini gösteriyorum, af buyurun lütfen.

    Bakara 127’de “yerfeu ibrahimul kavaide minel beyt” ifadesine “İbrahim beytin temellerini yükseltirken” manası veriliyor. Videoda “kavaid” kelimesine değinmişsiniz, daha önce araştırmamış, görmemiştim. Verilen mana zaten ayrı bir tartışmanın konusu. Burada size yakınım. Lakin benim bu ayette dikkatimi çeken başka bir şey var: “minel beyt” ifadesi.

    Ufak bir araştırma yaptım ve min harfi cerinin “-ın, -in” manası verdiği bir örneğe rastlayamadım. Min harfi cerine baktığım mealler arasında da Elmalılı dışındakiler (diyanetin sadeleştirdiği Elmalılı mealinde de “-ın, -in” şeklinde olması patolojik bir vaka olsa gerek) “-ın, -in” şeklinde mana vermiş. Elmalılı “beytten” şeklinde çevirmiş. Min harfi cerinin bildiğim tek kullanımı bu olduğu için ben de öyle anladım. Belki diğer kullanımları daha uygundur, bilmiyorum. Ama dediğim gibi; beni düşündüren şey yaptığım o minik araştırmada “-ın, -in” şeklinde bir manaya rastlayamamış olmam.

    Bu basit farkın önemli olduğunu düşünüyorum zira pek çok yeri etkileyen bir durum.

    *Kıble
    *İlk beyt
    *Kudüs – Mekke
    *Nuh tufanı
    *İbrahim resulun öğrenmek istediği Nusukler vs.

    Mesela, min harfi cerine “-den, -dan” manası verildiğinde Bakara 127’nin Yunus 87’yle alakalı olabileceğini düşünüyorum.

    Yunus 87, Erhan Aktaş: “Musa ve kardeşine vahyettik: ‘Halkınız için Mısır’da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın ve salatı ikame edin. Mü’minleri müjdele.'”

    Bakara 127: “Hani bir zamanlar İbrahim, İsmail ile birlikte “o beytten” “temelleri” yükseltirken: ‘Ey Rabb’imiz! Bunu bizden kabul et; kuşkusuz Sen, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilensin.'”

    Ayeti ve ilişiği olan ayetleri derinlemesine inceleyemedim henüz. İncelesem bile Arapça bilgimin ve Kur’an’a vakıflığımın yeterli düzeyde olmaması sebebiyle tıkanıyorum.

    Sorumu toparlayacak olursam;

    *Bakara 127’deki “minel beyt” ifadesine verilen “Beyt’in” manası doğru mudur?
    *Yoksa doğru çeviri Elmalılı’nın dediği gibi “Beyt’ten” mi olmalıdır?
    *Eğer doğrusu “Beyt’ten” ise, bu ifade neleri değiştirir?

    Selametle.

  2. Aleyküm selam

    Doğrusunu söylemek gerekirse Arapçası olmayan ve Türkçesi de yeterli olmayan birine göre imrendirecek bir dikkatiniz var ve bu dikkatli sorunuzdan dolayı teşekkür ederiz.
    Diğer harfi cerler gibi MİN harfi ceri de bazı durumlarda diğer harfi cerlerin yerine kullanılabilirler. MİN harfi ceri şu şekillerde kullanılabilir.
    1-İLE harfi cer’inin tam tersi yönünde. İLE bir şeyin bitişini ifade ettiği halde MİN ona karşılık başlangıcını ifade eder. “meşeytü mine’l beyti ile’l medreseti” (evden okula kadar yürüdüm) gibi.
    2-Bir kısım, bazı anlamında.
    “fe’l yezheb talabetün min’kum” (sizden bazı öğrenciler gitsin) gibi.
    3-Sebep anlamında.
    “beke elveledu min vecain fi batnihi” (Çocuk karnındaki bir ağrıdan dolayı (sebebiyle) ağladı) gibi.
    4-Beyaniye edatı olarak: Kendinden önce geçen ve anlam yönünden kapalı olan bir kelimeyi açıklığa kavuşturmak için kullanılır. Bu kapalı kelimeler genellikle soru edatları, ismi mesuller ve şart edatlarıdır.
    “kem indeke mine’d derahim” (yanında ne kadar para var—paralardan sende ne kadar var) gibi.
    5-Yerine (karşılık) anlamında
    “”e raditum bi’l hayati’d dünya mine’l ehirati” (ahiret hayatı yerine dünya hayatına razı mı oldunuz—ahiret hayatına karşılık dünya hayatına razı mı oldunuz?) gibi.
    6-Cümlelerde zaid olarak bulunur: Bu da genellikle kendinden önce soru, olumsuzluk, yasaklama geçmesi ve kendisinden sonraki ismin belirsiz (nekre) olması şartıyla fiil, meful ve mübtedadan önce gelir.
    “ma ceani min ehadin” (bana hiçbir kimse gelmedi) gibi.
    7-Bazı fiiller mefullerini MİN ile alırlar. Bu durumda MİN harfi ceri -den, -dan anlamını ifade etmez.
    “”karube mine’l beyti”” (kapıya yaklaştı)
    8-Bunlar dışında şu şekillerde kullanılır.
    “min saatihi” (hemen)…”min fevrihi” (anında)….”lem yezurni min müddetin”” (bir süredir (epeyden beri) beni ziyaret etmedi).
    9- Önce anlamında
    “Kad vakaa haze min elfi âmin”” (bu bin sene önce olmuş) gibi.
    10- İsim tamlamalarında muzaf ile muzafun ileyhin aynı cinsten olması durumunda aralarına MİN kullanılabilir.

    Meal ve tefsirler bahse konu olan ayette geçen KAVAİD kelimesine “temeller”, EL BEYT kelimesine de “ev” anlamı verdiklerinden dolayı, ayette geçen KAVAİDE MİNE’L BEYT ibaresini ikisi de aynı cinsten kelimeler olarak almış ve muzafferini muzafun aleyh manası vererek “evin temelleri” anlamı vermişlerdir. Fakat video da belirttiğimiz gibi bir evin birden fazla temeli olmaz.

    Yukarıda verdiğimiz MİN harfi cer’inin kullanımlarına dikkat ederseniz KAVAİDE MİNE’L BEYT ifadesine “evden kaynaklanan kurallar” şeklinde de mana vermek mümkündür.

    Batuhan

    Aslında bahse konu olan ayeti kendisinden önceki ayetlerle birlikte okuduğunuzda durum daha da net ortaya çıkacaktır. Zira önceki ayetlerde İbrahim “bu beldeyi emin kıl” şeklinde dua etmektedir. Ondan önceki ayette ise “Bu evi insanlık için toplanma merkezi kıldık” şeklinde bir ifade geçmektedir. Yine aynı ayette “İbrahim ve İsmail ile evimi temiz tutun diye ahidleştik” şeklinde bir cümle bulunmaktadır. İşte tüm sebepler bize ayette geçen KAVAİDE. MİNEL BEYT ibaresine “evden kaynaklanan kurallar” veya “evin kuralları” manasının daha uygun olduğunu göstermektedir. Bunun yanında, ibarede geçen EL BEYT kelimesi marifedir. Henüz temeli atılan bir evin marife gelmesi de doğru değildir. Yani ev henüz bitmemiştir, ortada yoktur ama O EV denilmektedir. Bir şeyin marife olması için önce var olması gerekmektedir.
    İşte tüm bu sebepler ve ayetlerin üzerinde daha detaylıca bir çalışma yapıldığında görülecek diğer sebepler ayette geçen ibareye videoda bahsettiğimiz anlamı tercih etmemizin daha isabetli olduğunu göstermektedir.
    Dikkatli sorunuz için tekrar teşekkür ederiz. Saygı ve Hürmetlerimizle Allah’a emanet olunuz

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*