MUSEVİ KELİMESİ YAHUDİLER İÇİN KULLANILIR MI?

Not: Bu yazı yürütülmekte olan YUSUF KISSASI başlıklı çalışmadan alıntılanmış bir bölümdür.

 

Kur’an hepsi birbirinden gelme nesiller[1] olarak 24 Allah resulünün bizzat ismini vererek kıssalarını anlatır. Hiç şüphesiz, hepsi de gönderildikleri toplumlar tarafından eziyet görmüşlerdir.  Fakat en çetrefilli, en karışık ve en hain eziyetlerle karşılaşan elçiler kesinlikle Yakup soyundan gelen resullerdir. Bunun nedeni tarih boyunca var olan küfür ve şirkin sürekli biçim değiştirmesidir.

Kronolojik olarak Yakup’tan önce gelen resuller Adem, Nuh, Hud, Salih, İbrahim, Lut, İsmail, İshak (a.s)’dır. Bu resullerin Kur’an’da anlatılan kıssalarına dikkatlice bakılırsa onlara karşı geliştirilen olumsuz tavırlar inkâr, delilik veya cinlenmişlik yakıştırması, yalancılıkla suçlama, toplum düşmanı ilan etme, gericilik yakıştırması şeklinde kendisini göstermektedir. Bu toplumlar tüm bunları, edindikleri dinlerini korumak amacıyla yapmışlardır. Gönderilen elçileri, şirk ve küfür üzerine oluşturulmuş dinlerinin düşmanı ilan etmişler ve onları kendi içlerinden çıkarıp dışlamışlardır. Hatta Salih ve İbrahim’de olduğu gibi öldürmeye bile kast etmişlerdir. Kısacası bu elçilerin toplumları, içlerinden çıkan elçilere hep karşı cephedeki düşman gibi davranmışlardır.

Vahiy düşmanlığı, Yakup zamanında biçim değiştirmiştir. İlk defa vahiyden yanaymış gibi görünerek vahye düşmanlık yapmak, bizzat Yakup’un oğulları tarafından geliştirilmiştir.

Oğullar, babaları Yakup’un Allah elçisi olduğunu bilip kabul etmelerine rağmen, Yusuf’a acımasız tuzaklar kurmuş, sonra da dönüp babalarına masum olduklarını söyleyebilmişlerdir. Onlar da, Nuh’un oğlu gibi babalarının resullüğünü inkâr ederek karşı cephede yer alsalardı elbette Yakup için iş daha kolay olurdu…

Yakup’un oğullarının geliştirdiği, vahiyden yana gözükerek aldatma sapıklığı genetik bir hastalık gibi nesillerine de geçmiştir. Kur’an’ın hakka batıl elbisesi giydirmek[2] olarak deşifre ettiği bu sapıklık, Yakup’un oğullarının nesli tarafından icat edilmiş olan bir sapıklıktır. Bu nesil sadece burada da durmamıştır. İnsanlara iyi olmayı emredip kendileri iyi olmayanlar,[3] bir Allah elçisinin ardında durmalarına rağmen sahte ilahlara tapınanlar,[4] iman ettiklerini söyledikleri resullerinden Allah’ı açıkça göstermesini isteyenler,[5] Allah’ın sözlerini değiştirenler,[6] Allah’a verdikleri sözlerinden dönenler,[7]kendi elleriyle yazdıklarına bu Allah katındandır diyenler[8] hep bunlardır. Bu nesil, sayamadığımız daha nice hainliği yaparlarken, hep kendilerini vahye inananlar olarak lanse etmişler yaptıklarına da güya vahyi dayanak almışlardır. Kendilerine gelen tüm elçilere ihanet etmelerine rağmen kendilerini vahyin samimi takipçileri olarak göstermişlerdir.

Adem’den Muhammed (a.s)’e kadar Yüce Allah tek bir din göndermiş olmasına rağmen onlar Allah’ın gönderdiği bu tek dinden başka dinler çıkarmışlardır. Tarih boyunca vahyi savunuyormuş gibi yaparak vahyi etkisiz kılmaya çalışmak, ustaca uyguladıkları taktikleri olmuştur. Allah’ın gönderdiği vahyin karşısına vahiy diyerek yutturdukları yalanlarını çıkarmışlardır. Bugün Yahudilik ve Hıristiyanlık diye bilinen, şirk ve küfür üzerine kurulu olduğu halde Allah tarafından gönderilmiş gibi lanse edilen dinleri de bunlar uydurmuşlardır.

Yahudilik, elçilere uymanın değil uymamanın sonucunda ortaya çıkan bir dindir!

Böyle olmasına rağmen Musa’yı takip eden, Musa’ya tabi olan anlamındaki Musevikelimesini, onları tanımlamak için kullanmak, tarih boyunca yaptıkları ihanetlerini örtmektedir.

Musa’ya uymuş olsalardı, bugün ne Yahudilik ne de Hıristiyanlık diye bir din olmazdı. Musa’ya uymuş olsalardı onlar da Musa gibi kendilerini Müslüman, dinlerini İslam olarak bilirlerdi.[9] Hiç şüphesiz tüm elçiler gibi Musa da İslam’ın bir resulüdür.[10] Ne O, ne de diğer Allah elçileri başka bir din üzere gönderilmemişlerdir.[11]

Hal böyleyken; üzerlerinde, gönüllerinde, ibadetlerinde, dünya görüşlerinde, ahiret beklentilerinde Musa’dan eser bile olmayan Yahudileri Musevi diye adlandırmak aklı başında Mü’minin yapacağı bir iş değildir.[12]

İşin trajikomik tarafı, Musevi kelimesini uyduranların Yahudiler değil Müslümanlar oluşudur. Yahudiler bile kendilerini Musevi olarak tanıtmaya yanaşmazken, Müslümanların onları böyle adlandırmaları, neresinden bakılırsa bakılsın tam bir hüsrandır.

Onların ellerinde bulunan ve tahrif ettikleri, değiştirdikleri, gizledikleri, insan sözü karıştırdıkları kitabın içinde Musa kıssalarının anlatılması asla onları Musevi yapmamaktadır. Onlar Allah’ın gönderdiği Musa’dan bambaşka bir Musa çıkarmış, yalan ve tezviratla süsledikleri sahte Musa’yı da gerçek Musa’nın yerine koymuşlardır. Tarih boyunca sergiledikleri münafık tavrı ilk önce Musa’ya karşı oynamışlardır.

Kur’an bize birini diğerinden ayırmadan tüm elçilere iman etmemizi buyurmaktadır.[13] Bu her mü’mini Muhammedi yaptığı gibi aynı zamanda Musevi, İsevi, Yahyavi, Zekeriyyavi, Yunusi, Eyyubi, Davudi, İbrahimi, Nuhi yapmaktadır. Çünkü Mü’min olmak demek onların yolundan gitmek demektir. Kur’an’a iman edenlerden başkasını (Musa’nın getirdiği vahye ihanet edenleri) Musevi olarak adlandırmak tam da Yahudice bir davranıştır.

Yahudilik bilindiği anlamıyla bir dini tanımlamak için kullanılsa da Yahudi ahlakı bulaşıcı bir virüs olup vahyi yetersiz görmeyi, vahyin tanımlamalarını beğenmeyip yeni kavramlar türetmeyi teşvik etmektedir. Bu ahlak; Allah resullerini Allah’ın ortağı olarak gören, Allah’ın vahiylerini dini bir enstrüman haline dönüştürüp onu dilediği şekle sokmaktan çekinmeyen ve Allah’ın kelimelerine Allah’ın yüklediği manaları değil de kendilerinin seçip beğendiği manaları giydiren bir anlayıştır.

Ne yazık ki bu ahlak Yahudiler dışında da oldukça yaygınlaşmış ve kökleşmiştir.

 

Ramazan DEMİR

 

[1]Bkz. Maide 3/33; Meryem 19/58; Enam 6/83-90

[2]Bkz. Bakara 2/42

[3]Bkz. Bakara 2/44

[4]Bkz. Bakara 2/51

[5]Bkz. Bakara 2/56

[6]Bkz. Bakara 2/59

[7]Bkz. Bakara 2/64

[8]Bkz. Bakara 2/79

[9]Bkz. Araf 7/143

[10]Bkz. Yunus 10/84

[11]Bkz. Hac 22/78; Ali İmran 3/80-85

[12]Bkz. Maide 19-27

[13]Bkz. Bakara 2/285

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*