Metod

Metod Anlayışı üzerine

Kur’an ayetlerini anlama metodlarıyla alakalı olarak litaretürümüzde yazılmış bir hayli eser mevcuttur. Yazılan bu metod (usûl) eserleri müellifin mensup olduğu mezhep, meşrep, tarikat, zihniyete göre farklılıklar arzeder. Usûller her ne kadar ilmi bir standart olarak lanse ediliyor olsa da uygulamada kuralları belirleyen en önemli unsur, uygulamacının sahip olduğu bakış açısı olmaktadır. Bu yüzden dünyada ne kadar İslamî anlayış varsa bir o kadar farklı usûl anlayışı da söz konusu edilebilir.

Anlama, insan zihninin soyut bir eylemidir. Bir insanda anlamanın gerçekleşmesi, anlamaya çalıştığı o şey hakkında zihninde bir tasavvurun belirmesiyle oluşur. En nihayetinde o tahayyülü oluşturan şey kişinin zihniyetidir. Böyle olunca o zihniyete hakîm olan anlayış, anlamak için izlenilen yöntemi de belirlemektedir.

Usûl, uygulayıcısının elinde bir algı yönetim malzemesine de dönüşebilir. Çünkü “Kur’an’ı anlama metodu” diye başlayan prensipler manzumesi aynı zamanda; okuyup anlamaya çalışanın anlayışının ne yönde olması gerektiğini de belirleyen yönlendirme mekanizmasıdır. Bu mekanizmalar batınî, zahirî, bilimsel, tarihsel, hadislere göre, rivayet, dirayet vb şeklinde tezahürlere büründüğü gibi “Kur’an’ı Kur’an’la anlama” şeklinde de ifade olunur.

Bu durumda, temelde iki tip Kur’an’ı anlama metodundan bahsetmek mümkündür. Birincisi “Kur’an’ın Kur’an’la anlaşılması Metodu” ikincisi ise “Tarihselci Metod”dur. Diğer metod olarak ortaya konulan yöntemlerin tümünü siyah ve beyazın gri tonları olarak değerlendirmek yanlış olmayacaktır.

Bu sitede yer alan çalışmalarda “Kur’an’ın Kur’an ile anlaşılması Metodu” benimsenmiştir.

Kur’an ancak Kur’an ile anlaşılır;

Bahsi geçen bir konunun Kur’an’da en doğru şekilde anlatılmamış olması düşünülemez. Hud suresinin ilk ayetleri bunun kanıtıdır.

Hud 11/1-2

الر ۚ كِتَابٌ أُحْكِمَتْ آيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ

ELİF! LÂM! RÂ! Bu öyle bir kitaptır ki âyetleri hem muhkem kılınmış hem de doğru kararlar veren ve her şeyin iç yüzünü bilen Allah tarafından açıklanmıştır.

أَلَّا تَعْبُدُوا إِلَّا اللَّهَ ۚ إِنَّنِي لَكُمْ مِنْهُ نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ

Böyle olması, Allah’tan başkasına kul olmayasınız diyedir. Ben de o kitapla sizi uyaran ve müjdeleyen kişiyim. 

Kur’an’ı anlama çalışmalarında Kur’an’dan başka bir şeye başvurulması gerekmez. Yani Kur’an açıktır, anlaşılması kolaydır, Kur’an Allah’tan başkası tarafından açıklanamaz…

Öyleyse insanlara düşen onu keşfetmek ve anlamaktır. Bu söylem belirlenmiş disiplinli bir uygulamayı gerektirir.

Yüce Kur’an’ın taşıdığı anlamlar; kimsenin kendi anlayışına göre bir o yana bir bu yana bükülemeyecek şekilde indirildiği Arapça dilinin ölçü ve kurallarıyla, şaşmayan ve şaşırtmayan bir yapıdadır.

Yüce Kur’an önceki kitapların (Maide 5/48) ve yeryüzündeki her bilginin üzerinde denetleyicidir (Allah müheymindir. Haşr 59/23). Kur’an’ı başka bir söze ve bilgiye onaylatmak söz konusu edilemez. Dolayısıyla Kur’an’ı Anlama metodunun çerçevesi ve ana ilkesi de bu şekilde belirlenmelidir.

Bir konu ele alındığında; belirlenen anahtar kelime ilk önce geçtiği ayetin içinde, daha sonra kelimenin geçtiği ayetin pasajının içerisinde, pasajı da surenin bütünü içerisinde değerlendirmek gerekir. Ardından ele alınan kelimenin geçtiği diğer ayet, pasaj ve sûrelere geçilip aralarındaki tüm bağlantıların kurulmaya çalışılması gerekmektedir. Bu sayede bir konuyu anlamak ve derinleştirmek için sadece kelime veya ayet benzeşmeleri yeterli sayılmayıp, yanlış bir yönlendirmeye maruz kalınmadan konunun kitaptaki tüm bağlantılarının ortaya serilmesi sağlanmış olacaktır.

Eğer tarihi bir olay Kur’an’a konu olup olayın geçtiği yer ve zaman, konunun anlaşılmasında rol oynuyorsa; mutlaka bunun da Kur’an’da belirtilmiş olduğuna inanılarak çalışmanın derinleştirilmesi, rivayetlere bağımlı kalınmadan yer ve zamanın tespitinin Kur’an’dan yapılması gerekmektedir.

Kur’an’da bahsedilen hiçbir konu ve kavramla ilgili bir belirsizliğin olması söz konusu değildir.

Enam 6/97-98

وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُوا بِهَا فِي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ ۗ قَدْ فَصَّلْنَا الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için o yapılandırmıştır. Ayetlerimizi, bilen bir topluluk için tek tek açıklamışızdır.

وَهُوَ الَّذِي أَنْشَأَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ ۗ قَدْ فَصَّلْنَا الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ

Sizi bir tek nefsten oluşturan O’dur. Ardından bir kalma yeri (olan dünya) ve bir durak (olan kabir) gelir. Ayetlerimizi, anlayan bir topluluk için tek tek açıklamışızdır. 

Enam 6/114

أَفَغَيْرَ اللَّهِ أَبْتَغِي حَكَمًا وَهُوَ الَّذِي أَنْزَلَ إِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًا ۚ وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ ۖ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ

(De ki) “Allah’tan başka bir hakem mi ararım?” Kitap’ı size açıklanmış olarak indiren O’dur. Kendilerine Kitap verdiklerimiz bilirler ki bu Kitap, Rabbin tarafından tümüyle gerçekleri gösterecek şekilde indirilmiştir. Sakın şüpheye kapılanlardan olma. 

Yüce Allah kendi kelamını “mufassal” yani açıklanmış olarak tanıtıyorsa, bu kelamın kapalı, açıklanmamış, karanlıkta kalan bir yanının olmaması gerekir.

Kehf 18/54

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِي هَٰذَا الْقُرْآنِ لِلنَّاسِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ ۚ وَكَانَ الْإِنْسَانُ أَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلًا

Biz bu Kur’ân’da insanlar için her örneği, değişik biçimlerde verdik. İnsan ne kadar çok tartışan bir varlıktır! 

Her türlü örneği değişik biçimde anlatan bir kitabın kapalı, anlaşılamaz, bahsettiği konuları gizemli, zamanla değerini yitiren bir bilgi kaynağı olması mümkün değildir.

Ayetlerin anlaşılmaya çalışılması sürecinde, lügatlara başvurulmasına rağmen ele alınan kavramlarla ilgili anlamın çerçevesinin yine ayetlerle belirlenmesi temel bir esas olarak kabul edilmelidir.

Buna rağmen doğabilecek hataların kaynağı elbette ki ayetler değil ayetleri eksik ve yanlış anlıyor olmaktır. Yüce Allah’ın ayetleri her türlü hata, eksiklik, eğrilik, kapalılık ve yanlıştan beridir.

Yüce Allah’ın bu yöndeki tüm samimi çabaların önünü açmasını niyaz ediyoruz.

 

Editör

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*